Konuşmacılar

Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK

Ankara Üniversitesi



Özgeçmiş

Hacettepe Üniversitesinde Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında 1983’de yüksek lisans,1988’de doktora derecelerini aldı.1991-92 öğretim yılında Amerika’da “doktora sonrası” çalışmalarını sürdürdü ve 1995 yılında Doçent oldu.1980 yılından itibaren görev yaptığı Gazi Üniversitesinden 2002 yılında ayrılarak Ankara Üniversitesi  Eğitim Bilimleri Fakültesine Profesör olarak geçti ve halen aynı kurumda Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı olarak görevini sürdürmektedir. 2010-11 öğretim yılında Amerika’da Penn State Üniversitesinde konuk öğretim üyesi olarak 12 ay bulunan Yeşilyaprak’ın uzmanlık alanında yazdığı, tek ya da ortak yazarlı 14 kitabı, çeşitli bilimsel dergilerde yayınlanmış 100’e yakın  makalesi bulunmaktadır.  Yeşilyaprak,  27’si uluslararası olmak üzere 100’den fazla kongrede bildiri sunmuş ve  bazılarında “çağrılı konuşmacı” olarak yer almıştır. İlgi alanları arasında öğretmen eğitimi,  gençlik sorunları,  gelişimsel rehberlik, kariyer gelişimi ve mesleki rehberlik, etik, aile rehberliği gibi konular yer almaktadır. Yeşilyaprak, ayrıca 2002-2008 yılları arasında Türk PDR-DER’in genel başkanlığı görevini yürütmüştür.

Konu Özeti

Çocuklarımızın İhtiyaçlarına Duyarlı Olmak: Gerçeklik Terapistine Dayalı Bir Bakış


Dünyaya gelen çocukların yetişmesi ve gelişmesi sorumluluğu toplumsal sistem içinde önce aileye, sonra da eğitim kurumlarına aittir. Aile bu gelişmeyi kendi yapısı ve özelliklerine göre sürdürür. Ancak okullardan bu sürecin bilimsel ilkelere ve toplumun hedeflerine göre daha sistematik olarak yapılandırılması görevi beklenir. Kuşkusuz çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda pek çok kuram ve modelden söz edilebilir. Bu konu sadece gelişim psikologları ve öğrenme kuramcılarınca değil eğitim ile ilgili pek çok disiplin tarafından ele alınan ve tartışılan bir durum olmaya devam etmektedir.

Bu sunuda psikolojik danışma kuramlarından “Gerçeklik Terapisi /Seçim Kuramı” nın benimsediği varsayım ve ilkeler açısından bir değerlendirmeye yapılmaya çalışılmıştır. Bu kuramı geliştiren William Glasser’e göre çocuk ve ergenlerin gelişim dönemine özgü 4 temel ihtiyacı vardır:

1. Ait olma            : Diğerlerini sevme ve bağlanma                                                     

2. Güçlü olma         : Kişisel güce ve yeterliğe    ulaşma

3. Özerklik             : Özgür olma ve kendini    yönetme

4. Eğlenme            : Yaşamdan keyif alma,   eğlenerek yaşama

Çocuk/ergen bu ihtiyaçlarını karşılayacak davranışlar SEÇER ve bu davranışlar ihtiyaçlarını karşılıyorsa DOYUM elde eder, kendini güçlü hisseder ve başarılı bir kimlik geliştirir. Bu ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde karşılanmayan çocuklar “patolojik davranışlar” sergiler ve uyumsuzluk gösterir. Aslında bu şekilde ihtiyaçlarını karşılamayı umar, bir bakıma çaresizdir ve ne yapacağını bilemediği için öfkelidir ve bu öfkesini kendine veya dışa yöneltebilir.Bu durum gerek aile ortamında, gerekse okul ortamında gözlenebilir.

Öğretmenler çocukların bu ihtiyaçlarını karşılamak için neler yapabilir?

1) Ait olma ihtiyacı:

Çocuğu sevin, sevdiğinizi gösterin, ifade edin, onu yaşantılarınıza ortak edin, duygu ve düşüncelerinizi paylaşın, ona işbirliği yapma fırsatları sağlayın. Sınıfa ait olduğunu, öğretmeni olarak onu sevdiğinizi anlamasını sağlayın.

2)Güçlü olma ihtiyacı:

Ona başarılı olabileceği görevler verin, başarısını fark edin, güçlü yönlerini övün, ona değer verin. Sınıfta özellikle kendini olumlu yönde kanıtlayabileceği sorumluluklar almasını teşvik edin, kendini güçlü hissettiği yönleri paylaşmasına izin verin.

3)Özerklik ihtiyacı:

Kendisi ile ilgili kararlar alma hakkı tanıyın, kararlara onu katın, görüşünü alın, kendisi ile ilgili sorumluluk verin. Sınıf içi görev dağılımı, bazı kuralları belirleme, sorumlulukları paylaşma gibi durumlarda öğrencilere söz hakkı verin. Sınırları belirlerken onların anlamasına ve kabul etmesine önem verin ve gerekli açıklamaları sabırla yapın.

4)Eğlenme ihtiyacı:

Gülmek, neşelenmek için fırsatları değerlendirin. Oyun ve eğlencenin onun hakkı (gelişim görevi) olduğunu unutmayın!..Hangi yaşta olursa olsun oyun ve eğlence çocukların temel ihtiyacıdır. Her koşulda bu ihtiyacı sağlıklı ve uygun yollarla doyurmasına fırsat verin ve olanak yaratın.

Öğretmenler, öğrencileri ile sağlıklı ilişkileri kurup sürdürebilmek için kendilerine sık sık aşağıdaki soruları sormalı :

  • Öğretmenlik benim için ne ifade ediyor?
  • Öğrencilerimi tanıyor muyum?
  • Onların ihtiyaçlarına duyarlı mıyım?
  • Nelerin işe yarayıp nelerin yaramadığının farkında mıyım?
  • Kendimi geliştirmeye / değiştirmeye hazır mıyım?

Öğretmenler olarak, gelişmeye açık ve istekli olmak, bunun için çaba harcamak ve öğrendiklerimizle mesleki rolümüzü yeniden gözden geçirmek gereklidir. O halde aşağıdaki önerileri değerlendirmek yararlı olabilir:

  1. Öğretmenler olarak , 20 yüzyıldan kalan “öğretmenlik” paradigmalarımızı gözden geçirmek zorundayız: Hangileri işe yarıyor, hangileri yaramıyor? Değişen koşullara göre, değişen öğrenci özelliklerine göre öğretmenlik rolümüzü yeniden tanımlamak ve uyum sağlamak zorundayız.
  2. Otoriter tutumlar yerine demokratik ve sorumluluğu paylaşan tutumları benimsemeliyiz.
  3. Öğrencilerimizden öğrenmek, onların bizi de kendi dünyalarına kabul etmeleri için özellikle dijital dünyayı keşfetmede bize yardımcı olmalarına izin vermeliyiz, bunu talep etmeli ve onlardan öğrenmeliyiz. Bir diğer ifade ile birlikte büyümeli ve gelişmeliyiz.
  4. Sağlıklı iletişimin temel şifrelerinin başında “koşulsuz kabul, dürüstlük-içtenlik ve empati” olarak ifade edilebilecek 3 temel ilke vardır (İnsancıl psikolojik danışma akımının kurucusu Carl Rogers  tarafından tanımlanan ilkeler bunlar). Bu temel ilkeleri sınıf ortamında uygulamaya çalışmalıyız.
  5. Öğretmen olmanın en önemli nedeni, öğrenciye okul ortamında “varolma” fırsatı vermektir! Yani ona tüm mucizeleri, güzellikleri ve zorluklarıyla yaşam deneyimleri kazanma fırsatı vermektir; onlara kendimizi kanıtlama veya kontrol kurarak gücümüzü gösterme aracı değildir. Öğrenciler, benim yaşam amaçlarıma hizmet eden bir varlık değildir. Benim ihtiyaçlarımı karşılamak zorunda değildir..vb.

Eğitimdeki gelişmeleri izlemek, kendi bilgi ve becerilerini geliştirmek ve öğrendikleriyle daha iyi bir öğretmen olma yolunda ilerlemek isteyenlere selam ve saygıyle,

VII. Temel Eğitim Sempozyumu

Sempozyumumuz ile ilgili merak ettikleriniz için sağ taraftaki yardım butonuna tıklayabilir yada bilgiislem@tozok.org.tr mail adresine mail atabilirsniz.
Yardım almak için tıklayın